Ahilik, genel olarak birbirini seven, sayan, yardım eden, fakiri ve yoksulu gözeten, iş hayatında ahlaki kuralları esas alan esnaf ve sanatkârlardan oluşan bir teşkilatın adıdır. Ahilik, 13. yüzyıldan itibaren Orta Asya’dan gelip Anadolu’ya yerleşen Müslüman Türklerin yeni topraklarda hayatlarını idame ettirebilmeleri için gerekli maddi ve manevi ortamı oluşturan bir teşkilatlanmadır. Zira Anadolu’ya henüz yerleşmiş olan Türkler, bu topraklarda yaşayabilmek için, geldikleri yerlerdeki bildikleri ticari faaliyetleri sürdürmeye başlamışlardır. Bu hareket, onlara sadece geçimlerini temin ettikleri bir yol olmaktan daha öte bir anlam taşımıştır. Zira bu topraklarda gelecek nesilleri için de kalıcı olabilmenin yolu sadece savaşmak değil, kendilerini sabitleştirici bir takım ekonomik faaliyetlere girişmeleri gerekmekte idi. Zaten Anadolu’ya birinci göç dalgasıyla birlikte yeni topraklarda kendilerini savunma ve kırsal kesimde hayatlarını devam ettirebilme; ikinci göç dalgasıyla birlikte ise, kurulacak medeniyetin tamamlayıcı unsurları olarak iktisadi, siyasi ve sanatsal faaliyetlerin hayat bulacağı şehirlerin oluşumu öne çıkıyordu.
Bu durum, onların sadece Anadolu’ya uyumunu sağlamakla kalmamış, aynı zamanda kendi aralarındaki birliktelik kültürünün gelişmesine de katkıda bulunmuştur. Zaten Ahiliğin amaçları arasında, kaliteli ve belirlenmiş standartlara uygun üretim yapmak, toplumun inanç değerlerini esas alan ahlaki kurallara uygun bir ticari faaliyette bulunmak, nitelikli insan gücü yetiştirmek ve herkesin bir meslek ve sanat sahibi olması gelir.
Yazar: Ekrem ERDEM