ÖZET
Anadolu ’da Ahi örgütlenmelerinin Türk sosyal, siyasal, eğitimsel, toplumsal tarihi bakımından oynadığı önemli roller incelenmiştir. Bu rollerin, bireylerin ve toplumlann üzerindeki etkilerini, ortaya koyduğu sonuçlarını ve bireylerin uyumlu hale gelme süreçlerini hızlandırarak bireyleri toplumsallaştırdığı tespit edilmiştir. Bireylerin toplumsallaşmasıyla kitlelerin oluştuğu, kitlelerin bir araya gelmesiyle de vatan ve vatandaşlık kavramı ortaya çıktığı gözlemlenmiştir. Vatandaşlık bilinci ile hareket eden Ahi birlikleri ülke savunmasında da çok ciddi emekleri olduğu bilinmektedir. Ahi birlikleri toplusallaşmamn en iyi şekilde icra edildiği örnek bir eğitim kurumu olduğu da yapılan araştırmalardan ve elde edilen verilerden açıkça anlaşılmaktadır.
Sosyal bilimcilerin ve akademisyenlerin araştırmalarından da elde edilen sonuçlara bakıldığında bireyi toplumdan bağımsız olarak düşünmek mümkün değildir. Çünkü farklı ihtiyaçları olan bireyin, bu ihtiyaçlarını tek başına karşılaması imkânsızdır. Bu ve buna benzer ihtiyaçların doğurduğu zorlukların koşullarından dolayı ahi birlikleri ciddi bir şekilde kendi içinde organize olmuş, bu organizasyonu çeşitli biçimlerde ve farklı isimler altında örgütlemiş ve her bir iş kolunu organize ederek o dalda bireylerin uzmanlaşmasını sağlamıştır.
Ayrıca ahi birlikleri kendilerini, başkalarını ve varlıklarını idame ettirmek için yönetme sanatını da en iyi biçimde yürüten ve uygulayan bir sisteme sahiptir, insanları, toplumu, organize etmek, yönetmek ve bunun devamlılığını sağlamakla gerçek bir beceri, yetenek ve yönetim sanatı olduğunu da ortaya koymuştur.
Bu sebeple, insanlığın ilk dönemlerinden günümüze kadar, bireyler toplu olarak birlikte yaşamak mecburiyetinde kalmışlardır. Ahilerde bir örgütlü toplum olarak meydana çıkmışlar ve böylece insanlığın gelişim dönemlerine, ahlaki değerlere öncelik vererek bireylerin güvenim kazanmış ve onları topluma, daha sonra da örgütüne katmıştır. Ahiliğin felsefesinde iyi ahlak, karakter, cesaret, yardımseverlik, dayanışma, ön plana çıkmıştır. Ahilerde ahlak kuralları, insanı mutlu etmekte, bütün kurum ve kuruluşlara şamil olmakta ve herkes tarafindan kolayca kabul edilebilmektedir. Dolayısıyla eskiden beri gelip geçen birçok fikir adamı, din adamı, filozof ve bazı devlet adamları da bu yolda gayret sarf etmişler ve binlerce eser yazmışlardır.
Milletler sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmelerine paralel olarak eğitim sistemlerini de değiştirmek ve geliştirmek mecburiyetindedirler. Bunu yapamadıkları takdirde, kalkınmanın en önemli vasıtası olarak kabul edilen eğitim, o ülkeler için bunalımın ve problemlerin merkezi olur.
Ahilikte olduğu gibi bir milletin gelişmesini sağlayan en önemli kaynak, millî hedeflerine uygun olarak yetiştirdiği faziletli, erdemli, dürüst, vatanperver, çalışkan ve uyumlu insanlardır. Bu sebeple, bütün milletlerin gelecek nesillerim iyi veya kötü yetiştirilmesi o milletlerin kaderim tayin eder. Dolayısıyla eğitim, her demokratik ülkenin yürütmek mecburiyetinde olduğu temel hedeflerin başında gelir. Her millet, tarihinden, sosyal ve kültürel geçmişinden ders alarak, ekonomik, siyasî, askerî teknolojik gelişmeleri takip edebilecek şekilde kendi özüne uygun bir eğitim politikasını geliştirmek ve buna göre kurduğu sistemi işletmek zorundadır. Ahiler kendi kendilerini kontrol ederek toplum düzeninin korunmasına yardımcı olmuşlar ve kurduğu sistem sayesinde adını tarihe altın harflerle yazdırarak döneminin en başarılı kurum ve kuruluşları olmuştur.
ABSTRACT
We have studied here the important roles played by the Akhi organizations in Anatolia in terms of Turkish society, politics, education and social history. We have excogitated the impacts of these roles on individuals and communities as well as their results. It has been found out that they accelerate the compliance and socialization process of individuals. It has been observed that the masses come into existence with the socialization of individuals and the concepts of homeland and citizenship emerge with the aggregation of masses. It is known that the Akhi unions contributed significantly to the national defense by way of acting with the consciousness of citizenship. From the data and researches carried out, it is clearly understood that the Akhi unions were also model educational institutions where the process of socialization was being ideally realized.
When we take a look at the studies of social scientists and academicians, we see that it is not possible to dissociate an individual from society. Since an individual has different needs, he/she cannot meet these needs on his/her own. Due to the tough conditions resulting from such needs, the Akhi unions were organized seriously under different forms and names and, by organizing every division of labour, they helped individuals to specialize in those branches.
In order to sustain themselves, others and their entity, the Akhi unions had a system ideally conducting and applying the art of management. They demonstrated that they had a real skill, ability and artistry in organizing and managing people and society and in maintaining this status.
From the primeval days of humanity to the present, individuals have been obliged to live en masse. Having been emerged as an organized society, the Akhis earned the trust of individuals, integrated them to society and then to their organization by giving precedence to the stages of human development and moral values. The Akhist philosophy prioritizes the concepts such as social ethics, personality, bravery, philanthropy, and solidarity. Moral principles ofAkhism intend to gratify people, comprise all institutions and organizations, and they can be easily accepted by everybody.
Nations have to transform and improve their systems of education in parallel with social, economic and cultural developments. If they fail to do this, education becomes the epicenter of crises and problems instead of being a pivotal toolfor development.
As it is the case in Akhism, the primary source of leading a nation to development is the sapiential, virtuous, righteous, patriotic, industrious and compatible people who are trained in line with the national objectives. Therefore, whether a nation raises next generations well or not determines its destiny. Videlicet, education is one of the leading objectives that every democratic country is obliged to conduct safely. By learning from its social and cultural history, every nation is to develop a self-compatible educational policy in a way that makes it possible to keep up with economical, political, martial and technological developments and to run the set system. Having controlled themselves, the Akhis helped the social order to be preserved, and thanks to the system they established, they had their name written in history in letters of gold and became the most successful institutions and organizations of their time.
Yazar: Durdu Mehmet BURAK